
Artık yaşamıyor sensiz bu ruh nefes alamıyor; vücudumu zorluyor yaralarımla birlikte karanlık ve nefrete bulanıyor… Artık seni düşünmüyorum, artık sana yazmıyorum şarkılarımı ve artık sana dökülmüyor bu gözyaşlarım… Ruhum artık özgür… Peki, madem özgür; neden nefes alamıyorum, neden vücudum çürüyor? Buna neden olan sen misin? Yoksa senin yokluğuna alışamayan ben mi? Sen mi değersizsin yoksa seni değersiz kılan ben mi? Artık istemiyorum seni… Senin içinde olduğun hiçbir şeyi… Hep yalnızdım hiçbir zaman yoktun zaten… Ruhunla, olmayışlarınla seviştim hep avuttum dudaklarımı…
Hiç bir şey yardımcı olmuyor. Hani yalnızlık terk etmezdi? İnsanın tek dostuydu hani kurşun geçirmezdi? Öyle bir deldin ki yalnızlığımı; artık yalnızlığım bile benimle değil. Yeni yüzler, bozduğum düşünceler, suratıma taktığım yeni maskeler; hiç biri yardımcı olmuyor.
Çoktan gitmiştin ya da gitmiş gibiydin, ben sana inanıp güvenip açılırken okyanusun sularına; sen çoktan kumdan kaleni bitirmiş ve kumsaldan ayrılıyordun... Hep böyle olmuştu; ben hep bir şeyler için uğraşırken, sen hiçbir zaman onun içinde değildin. Her zaman umursamaz bir şekilde gitmiştin. İşte bu yüzden hep yalnızdım. Önceleri katlandım, önceleri direndim buna. Sonra baktım ki gerçekten yalnızım, ihtiyacın olunca dayanacağın bir destek, ihtiyacın olmayınca ortada bırakıp çekip gidebileceğin bir varlık!
Her şeye elveda, her şeye hem de… Artık kimsem yok, yalnızım ve son gaz yoldayım. Arkamda kalanları da fırtınamla birlikte yok ediyorum, kimseyi istemiyorum… Madem yalnız geldim ve madem yalnız kaldım; öyleyse bırakın beni yalnız öleyim…
Ölürken bari rahat bırakın, sizden tek isteğim bu…


Okur Yorumları
"Yalnız
Yalnızlığın kadarsın
Yalnızlığın mis kokmalı
Yalnızlık dediğin büyük bir zindan
Dünyanın en kalabalık zindanı
Dinden imandan çıkarır
Ama öyle bir adam eder ki insanı"
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
"sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi"
CAN YÜCEL
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer! !
Can Yücel
Çoğu insan ne hissettiğini bilmeden yaşar duygularınızı çok güzel ifade etmişsiniz gönlünüze sağlık sevgiyle kalın..
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım
Can Yücel
Baktımki arkadaşlar şiirleyanıt yazmış ben de onlara katıldım. Kim böylesine yoğun duyguları yaşamadıki? Güzel dile gelmiş yalnız kalmayı istemek. Güzel günler diliyoruım sevgilerrr
Sen uykusuzluk nedir bilir misin?
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün odlumu bütün gece?
Ve bütün bir gün?
Belki arar ümidiyle bekledin mi hiç?
Seni aramayınca
Gecenin bir yarısı sokakta
Yalnız başına ağladın mı?
Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırladın mı?
Sen günden güne erimeyi bilir misin?
Issız parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün bir şehir uyurken
Deli divane gibi yollara düşüp
Eskimiş bir gömlek gibi
Atılmışlığını hissettiğin oldu mu?
Sevmekten;
Günler, geceler boyu yürümekten
Elin, ayağın, kalbin yoruldu mu?
Sen yalnızlığın acısını bilir misin?
Unutulmak bir hançer gibi
Saplandı mı sırtına?
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri atçımı hiç?
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yolları eğilip öptün mü?
Sen her gün bin defa öldün mü?
Sende düşünüyor musun beni?
Sende alıyor musun o resimleri eline?
Dalıyor musun sende benim gibi hayallere?
Görebilmek için dolaşır mısın sokaklarda?
Sende sorar mısın her gördüğün kişiye beni?
Yaklaşınca kahrolası akşam vakti
Bir buruk acı kaplıyor mu yüzünü?
Bir umutla rüyalarımda görürüm diye
Uzanıyor musun yatağa?
Uyanıyor musun saatin sesiyle?
Hakaret yağdırıyor musun?
Ve sende ağlıyor musun?
SENİ SEVİYORUM DİYE…
Böyleyim diye ayıplama beni
Bir gün kendimi sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi darılma
Unutma ki; ’’insan sevebildiği kadar insandır.’’
herkesesin eline ve yüreğine sağlık bende döktüm bu yazıyla içimi azda olsa...
psikolog yorumuna cevaben;
sevgili PSİKOLOG ne işle meşgul olduğunuzu bilmiyorum ama :) inanın sevgili NİLANYA nın da dediği gibi yorumların altına bir şair gizlendiğini yeni farkettim çabuk sobelendiniz yani ...çok güzel bir şiirdi dvamını da bekliyoruz ...bu arada şiiri yazdığınız kişi çok şanslı olmalı :) umarım böyle güzel şiir yazdığınızı bilse devamını o da özlemle ve heyecanla beklerdi ...SEVGİYLE KALIN yüreğinize sağlık